Uzak Doğu Sporları

Uzak Doğu Sporları kulüp ve salon bilgi sitesi

WUSHU

Wushu sporunun tarihçesi

Wushu

VuŞu (VU ŞU) Türkçe telaffuzu

VU ŞU : Güç iş, zor teknik ve sanat anlamına gelir. Vu Şu, Çin savunma sanatlarının genel adıdır. Çin dışında genelde Kung-Fu olarak tanımlanan spor türleri de buna dahildir. 3000 yıldan fazla bir tarihi vardır. Bugüne kadar yüzlerce Vu Şu stili ve binlerce form (Tao-Lu) geliştirilmiştir.

Kelime anlamı olarak savaş sanatları olarak bilinir. Çin de kung-fu adı ile gelişen tüm sistemleri bir çatı altına toplamıştır.

Eski Çin’de Kung-fu adı ile bilinen tüm çıplak el ve silahlı dövüş teknikleri zaman ilerledikçe yüzlerce stil ve sisteme ayrıldı. Geçmişten bu yana Çin’li yetkililer bu yüzlerce kung-fu stilini bir araya toplamak için çalışmalar yapmakta ancak stil önderlerinin birbirleriyle anlaşamaması sonucu bu hayal gerçekleşememektedir.
Zamanla bu görüş kabul görmeye başlamış ve ülkenin bir çok ustası wushu adı altında genel bir birlik oluşturmaya başlamışlardır. Bu birliğe karşı çıkan ustalar ise kendi geleneksel sistemlerini ısrarla sürdürmeye devam etmişlerdir.
Bir süre sonra wushu daha çok halkın üst seviye yaşayan kesiminde itibar görmeye başlamış,üst düzey askerler,iş adamları,sanatçılar ve aristokrat lar arasında çalışılmaya başlanmıştır.

Bunun karşısında da alt tabaka halk çiftçi,esnaf,öğrenciler geleneksel kung-fu stillerini çalışmaya devam etmişlerdir.

Çin’deki kültür devriminden sonra Mao zamanındanda bu bölünmüşlüğe bir son verişmiş ve tüm Çin’de savaş sanatları ve stilleri wushu adı ile anılmaya başlanmıştır. Oldukça zor uygulanan bu karar disiplinli bir çalışma sonucu kabul görmüştür.

Müsabaka ve tao bölümlerinden oluşan wushu çeşitli iddialara göre çok eski tarihlerde çalışılmıştır. genel olarak tarihçiler wushu’yu shaolın kung-fu’su ile bir tutmakta ve o sistemden geldiğini iddia etmektedirleri.ancak bazı tarihçiler wushu’nun shaolın sisteminden çok ayrı ve eski bir sitem olduğunu idda ederler.
Ancak genel olarak tüm tarihçiler Çin’deki tüm savaş sanatlarının shaolın kökeninden geliştiğini kabul etmişlerdir. Bu noktada kung-fu bölümünde de belirtilen Kung-fu da Türklerin etkisi başlıklı konumuzuda burada önemle belirtmek gerekir. Türk’lerin Kung-fu üzerindeki realite etkisi dolayısıyla wushu içinde geçerlidir. Bu konu hakkında lütfen Kung-fu bölümüne bakınız.
Çin’de ve tüm Dünyada wushu ve Kung-fu tartışması devam etmektedir. Halen wushu’yu kabul edemeyenler ve ayrı alternatif federasyon birlikler kuranlar vardır. Tüm bunlara rağmen wushu tüm kural ve kaideleri ile Dünyanın pek çok ülkesinde yerleşmiş ve çalışılmaktadır.2008 olimpiyatlarına girmek için hazırlanan wu shu kendi alnında savaş sanatları içerisinde en popüler sitemlerden biridir.

Çin’de kurulan Uluslar arası Wu shu birliği IWF de tek ve en doğru olduğunu idda ettiği Kung-fu yada Wu shu tarihini yazılı hale getirmiştir.Wu shu birliğinin kurumlarınca yazdırılan bu eserlerde yayınlanan tarihçelere karşı çok ilginçtirki,bir çok usta,kaynak eserlerinde karşı çıkmışlar,bu tarihçelerin tam anlamıyla gerçekleri yansıtmadığını idda etmişlerdir.

Dünyada’ki tüm Kung-fu stillerini bir çatı altına toplayarak,tek sistem müsabaka ve tao yarışmalarıyla birlik oluşturmaya çalışan ve Çin devletinin kültür bakanlığınca her siyasi dönemde özellikle desteklenen Wu shu birliğine,gerek Çin’de gerekse dünyadaki’bir çok Kung-fu ustası karşı çıkmışlar ve katılmamışlardır.

Bu karşı çıkışın sebebleri ise Wu shu birliğinin Kung-fu sisteminin evrenselliğini bozduğunu, sistemi bir Japon karete’si gibi kalıplaştırmaya çalıştığı,geleneklerin ayaklar altına alındığı ve bir çok geleneksel orjin’in yok edildiği ve en önemlisi bu yazılan tarihin Çin halk cumhuriyeti’nin hükümetleri tarafından,devlet siyasaseti ve ideolojisi ile yazdırıldığıdır.

Tüm bu karşıt görüşleri değişik bir acıdan paylaşan önemli bir gurupta Budizm’i tam anlamıyla yaşamaya çalışan ve bu spor’la olan irtibatları koparmayıp Budist geleneklere göre çalışan rahiplerdir.

Bu rahiplerin iddalarına göre,manastırlarda sistemleşen ve kimliğini bulan Kung-fu’nun tamamı ile dinsel bir çalışma metodu olduğu,sistemin içerisinde asla değiştirilemeyecek dinsel temaların var olduğu ve bunların glabolleşme uğruna yok edildiğidir.Tüm bu görüşler etrafında birleşip Wu shu birliğine alternatif olarak gerek Çin’de gerekse Dünya’nın bir çok ülkesinde alternatif Wu shu veya Kung-fu organızasyonları kurulmuştur.Ancak tüm bu karşı hareketlere rağmen,Çin devletinin desteğiyle Wu shu organızasyonu kendini tüm dünyaya kabul etttirmiş hatta Avrupa fedarayonu EWF’yi dahi kurdurmuştur.

Wu shu fedarasyonu’na karşı görüş belirten ustaların haklı olabilecekleri konuların olabileceği kesindir.Bizimde sitemizde idda ettiğimiz Kung-fu’da Türk’lerin etkisi adlı gerçekler,Wu shu birliği tarafından asla gündeme getirilmemiştir.

Demekki Çin devletinin siyasi ideolojisi doğrultusunda şekilleşen Wu shu birliği,önemli tarihsel gerçeklerin bir kısmına çifte standart uygulayarak göz ardı etmiştir.

WU SHU Nedir?

Gerçekte, saldırı ve savunmanın yanında akrobasi ve baleye benzer kartografik hareketler ve Uzakdoğu felsefi Vu Şu adı altında toplanır. Bununla beden ve ruhun uyumu sağlanır. İnsan karakterinin geliştirilmesi iradenin ve öğrenme kabiliyetinin güçlenmesi ve hoşgörülü davranış biçimi sağlanır.

Vur Şu uygulaması, sadece yarışmayı öğretmez. Pratik zeka ile başarıyı sağlayan, ruh ve moral gücü veren bir sistem olup, aynı zamanda konsantrasyonu geliştiren bir antrenman türüdür.

Antrenmanlarda esas olan, vücudun her bölümünü ayrı ayrı çalışmaktadır. Vu Şu’da denge, solunum egzersizleri, esneklik, düşünce pratik zeka ve meditasyon önemlidir. Bu, beden sağlığını en iyi şekilde etkiler.

Vu Şu adı altında hareket formları (TAO-LU ) zorunlu, geleneksel, serbest, aletli aletsiz olarak sınıflandırılır.

Yine Vu Şu adı altında müsabakalar SANSHOU kuralları çerçevesinde SANDA ismi ile yapılır.

Sanda Çin’de çok eski zamanlara dayanan geleneksel bir spor türüdür
.LEİ TAİ adı ile bilinen ,Bu dövüş biçimi Çin’li halkın çok eski bir gelenek olarak bildikleri ve sonraki zamanlarda LEİ TAİ olarak adlandırılan ve halkın gerek eğlence gerek para için gerekse bedensel gelişme olarak herkese açık bir döğüş şekli olan güreş,tekme ve yumruktan oluşan bu gelenekle sürdürüyorlardı.

O dönemde yavaş yavaş gelişmeye başlayan Shaolın manastırlarındaki Kung-fu’ya alternatif olarak görülen bu dövüş biçimi,Rahipler tarfından tamamen ilkel ve dini kurallara aykırı bulunmuş,Bu döğüş türünü,kesinlikle reddediyor ve manastırdaki eğitimleri’nin içine asla kabul etmiyorlardı

Vu Şu stilleri şu bölümlere ayrılırlar:

Güney,
Kuzey
Sert
Yumuşak
Hızlı
Yavaş
Uzun
Kısa
Yüksek
Derin